İŞ DAVALARINDA ZORUNLU ARABULUCULUK

İş davalarında zorunlu arabuluculuk bir dava şartı olarak düzenlenmiştir. Her ne kadar arabuluculuk müessesesi alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden biri olsa da bazı davalar için arabulucuya başvurmak dava şartı olarak getirilmiştir.

İş hukuku açısından da zorunlu arabuluculuk 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile zorunlu hale getirilmiş olup ilgili düzenlemeye göre işçi veya işveren alacağı ile tazminatı ve işe iade talebiyle açılan davalar bakımından arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak aranmıştır.

Zorunlu arabuluculuk süreci taraflardan birinin arabuluculuk bürosuna başvurarak taleplerini iletmesi ile başlar. Arabuluculuk sürecinde tarafların görüşmelere aktif bir şekilde katılımı, etkin bir çözüme ulaşılabilmesi açısından önemlidir. Görüşmeler sonucunda anlaşma olması halinde anlaşma tutanağı düzenlenir ve bu tutanakta anlaşılan hususlar bakımından artık taraflarca dava açılamaz, anlaşma tutanağı bağlayıcıdır. 

Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamaması veya taraflardan birinin görüşmelere katılmaması halinde arabuluculuk süreci sona erer ve arabuluculuk son tutanağı anlaşmama olarak düzenlenir. Bu durumda artık taraflar dava yoluyla hukuki süreci takip edebilir. Davacı, davasını açarken arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varılamadığına dair arabuluculuk son tutanağını dava dilekçesine eklemek zorundadır.   İşçilik alacakları ve tazminat talepleri ile işe iade istemiyle açılan davaların arabulucuya başvurulmaksızın açılması halinde, dava şartı yokluğundan usulden ret kararı ile karşılaşılması kaçınılmazdır.

Her ne kadar alacak, tazminat ve işe iade istemli davalarda zorunlu arabuluculuk dava şartı olarak düzenlenmişse de iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi – manevi tazminat davaları ve bunlara ilişkin tespit, itiraz ve rücu davalarında arabulucuya başvurmak zorunlu değildir. İhtiyari arabulucuya başvurulabileceği gibi doğrudan dava da açılabilir.

Arabuluculuk süreci İş Hukuku bakımından oldukça önemli bir çözüm mekanizmasıdır. Arabuluculuk süreci dava sürecine göre daha hızlı ilerlediği için uyuşmazlıklar çok daha kısa sürede çözüme kavuşabilir. Dava sürecine göre daha az maliyetli olması da avantajları arasında yer alır. Arabuluculuk, hızlı, düşük maliyetli, etkin ve uzlaşmacı bir çözüm sunmayı hedefler. Tarafların ilişkilerini sürdürebildiği ve mahkeme sürecinden kaçındıkları bir uzlaşmaya varmayı amaçlar.

Arabuluculuk sürecini yönetirken alanında uzman bir avukattan profesyonel hukuki destek alınması herhangi bir olumsuz durumun önüne geçmek ve kısa sürede sonuca ulaşmak için oldukça önemlidir.

Yorum bırakın